Piyasalar··Güncel haber

İngiltere’de Ticaret Politikası Yol Ayrımı: AB ile Entegrasyon Bağımsız Anlaşmalardan Daha Değerli

Birleşik Krallık İskoçya Bakanı Douglas Alexander, Hindistan'a düzenlenen ticaret heyeti ziyareti kapsamında yaptığı açıklamada, ülkenin Avrupa Birliği ile daha derin ticari entegrasyon kurmasının, küresel serbest ticaret anlaşmalarından çok daha büyük bir ekonomik ödül sağlayacağını ifade etti. Açıklama, İngiltere ekonomisinin Ağustos ayında beklentileri aşarak %0.1 büyüme kaydettiği ve Kasım ayında olası bir faiz artırımı beklentilerinin güçlendiği bir döneme denk geldi.

İngiltere’de Ticaret Politikası Yol Ayrımı: AB ile Entegrasyon Bağımsız Anlaşmalardan Daha Değerli
İngiltere’de Ticaret Politikası Yol Ayrımı: AB ile Entegrasyon Bağımsız Anlaşmalardan Daha Değerli
KATEGORİPiyasalar
YAYIN15 Oct 2026
KAYNAKThe Guardian Business
HIZLI BAKIŞ

Birleşik Krallık İskoçya Bakanı Douglas Alexander, Hindistan'a düzenlenen ticaret heyeti ziyareti kapsamında yaptığı açıklamada, ülkenin Avrupa Birliği ile daha derin ticari entegrasyon kurmasının, küresel serbest ticaret anlaşmalarından çok daha büyük bir ekonomik ödül sağlayacağını ifade etti. Açıklama, İngiltere ekonomisinin Ağustos ayında beklentileri aşarak %0.1 büyüme kaydettiği ve Kasım ayında olası bir faiz artırımı beklentilerinin güçlendiği bir döneme denk geldi.

Birleşik Krallık İskoçya Bakanı Douglas Alexander, Hindistan’a gerçekleştirilen resmi ticaret heyeti ziyareti sırasında yaptığı değerlendirmede, ülkenin ticaret politikasında stratejik bir yön değişikliğine işaret etti. İş Dünyası Bakanı Jonathan Reynolds, Çevre Bakanı Angela Eagle ve kuzey İngiltere'den belediye başkanlarının da eşlik ettiği heyette konuşan Alexander, Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği (AB) ile gümrük birliği veya tam üyelik gibi daha yakın ticari düzenlemeler kurmasının, bağımsız serbest ticaret anlaşmaları müzakere etmekten ekonomik açıdan çok daha kazançlı olduğunu vurguladı.

Coğrafi Yakınlık ve Ticaret Hacmi Ön Planda

Geçmişte Keir Starmer hükümeti döneminde Hindistan ve ABD ile ticaret anlaşmalarının müzakeresinde rol oynayan Douglas Alexander, coğrafyanın ticaret politikasında hâlâ belirleyici bir faktör olduğunu belirtti. Manş Denizi’nin yalnızca 21 mil genişliğinde olduğuna dikkat çeken Alexander, AB'nin ülkenin en büyük ticaret ortağı kalmaya devam ettiğini ve ABD’ye kıyasla AB ile neredeyse iki kat daha fazla ticaret yapıldığını ifade etti.

Brexit sürecine ve dönemin vaatlerine değinen Alexander, Pasifik ticaret grubu CPTPP'ye katılımın jeopolitik olarak mantıklı olduğunu, ancak yapılan resmi analizlerin uzun vadeli GSYH artışına katkısının %0.1'den az olduğunu gösterdiğini belirtti. Buna karşın, AB ile ayrılığın yarattığı yapısal ekonomik maliyetlerin ve yeni bariyerlerin ülkeye gerçek bir ekonomik bedel ödetmeye devam ettiğini savundu.

Makroekonomik Görünüm ve Faiz Beklentileri

Alexander’ın ticaret politikalarına yönelik bu açıklamaları, İngiltere ekonomisinden gelen son makroekonomik verilerle aynı döneme denk geldi. BBC Business ve The Guardian raporlarına göre, İngiltere ekonomisi Ağustos ayında analistlerin hafif bir daralma beklentisine meydan okuyarak %0.1 büyüme kaydetti. Mayıs ayından bu yana en güçlü performansını sergileyen üç aylık büyüme oranı ise %0.7 olarak gerçekleşti.

Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Bangkok'taki yıllık toplantısında değerlendirmelerde bulunan Maliye Bakanı John Healey, bankacılık sektörünün İngiltere ekonomisinin taçtaki mücevherlerinden biri olduğunu belirtti. Ancak ekonomideki bu beklenmedik hareketliliğin, Bağımsız Bütçe Sorumluluğu Ofisi'nin (OBR) bu yıla ilişkin büyüme tahminini %1.1'den %1.4'e yükseltmesini neredeyse kesinleştirdiği bildirildi. Analistler, güçlü ekonomik verilerin İngiltere Merkez Bankası’nı (BoE) Kasım ayındaki toplantısında faiz artırımına gitmeye yönlendirebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Önümüzdeki AB Zirvesi ve Tarife Tartışmaları

Hükümet kanadında, önümüzdeki ay gerçekleşecek AB Zirvesi'nde emisyonlar, elektrik ve tarım ürünleri alanında yeni ticaret anlaşmaları imzalanması yönünde beklentiler dile getiriliyor. Başbakanlık görevini devralan Andy Burnham’ın AB ile olası yeniden katılım dahil ciddi bir diyalog başlatılması çağrısı, hükümetin pozisyonundaki değişimi gözler önüne seriyor.

Bununla birlikte, İngiliz imalatçılarının dışarıda kalmasından endişe ettiği korumacı Avrupa'da Üretilmiştir politikası müzakerelerde kilit bir engel teşkil ediyor. AB liderleri bu konuyu görüşmeye istekli olduklarını belirtirken, aynı zamanda Birleşik Krallık’ın Çin yapımı elektrikli araçlara tarife uygulaması konusunda baskı yapıyor. İş Dünyası Bakanı Jonathan Reynolds, Brüksel'den gelen bu baskılara rağmen sırf talep edildiği için tarife uygulamayacağını ifade ederek dış ticaret politikalarında bağımsız bir duruşun korunacağının sinyalini verdi.