Dünya Altın Konseyi (WGC), ekim ayında altın piyasasının yönü açısından Fed'in faiz patikası, yüksek seyreden tahvil faizleri ve yatırımcıların artan mali risklere vereceği tepkinin belirleyici olacağını bildirdi. Eylül ayında ons altın 4.176 dolara gerilerken, küresel ETF'lere girişler güçlü kalmaya devam etti.
Dünya Altın Konseyi (WGC), altın piyasasının ekim ayı gündemine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Rapora göre, küresel altının rota belirlemesinde üç temel dinamik kilit rol oynayacak: ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz patikası, yüksek seviyelerini koruyan tahvil faizleri ve yatırımcıların derinleşen mali risklere karşı vereceği tepkiler.
Son dönemde açıklanan ABD makroekonomik verilerinin ardından, Fed'in yakın vadede yeni bir faiz artırımına gitme ihtimaline yönelik beklentiler zayıfladı. Piyasalar yalnızca Fed cephesinde değil, İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) için de ilave sıkılaşma fiyatlamalarını aşağı yönlü revize etti. Bu durum, para politikası beklentilerinde daha güvercin bir tonun hakim olduğunu gösteriyor.
Yüksek Tahvil Faizleri ve Mali Riskler
Politika faizi beklentilerindeki gevşemeye rağmen tahvil faizlerinin yüksek kalmaya devam etmesi piyasa tarafından yakından izleniyor. WGC, bu uyumsuzluğun yatırımcı odağının kısa vadeli para politikalarından daha kalıcı mali risklere ve yükselen vade primlerine kaydığına işaret ettiğini vurguluyor. Bu makroekonomik senaryonun altın talebini desteklemeyi sürdürmesi bekleniyor.
Öte yandan, ABD'de tüketici kredilerinin ağustos ayında 8,3 milyar dolarlık artışla beklentilerin altında kalması ve toplam hacmin 5,2 trilyon dolara ulaşması gibi veriler de ABD ekonomisindeki seyri şekillendiren yan unsurlar arasında yer alıyor.
İngiltere ve Avrupa'da Kalıcı ETF Talebi
Küresel altın ETF'leri eylül ayında 10 milyar dolar (67 ton) net giriş kaydetti. Coğrafi bazda Kuzey Amerika girişlerde ilk sırayı alırken, Avrupa ve Asya piyasaları bu trendi takip etti.
Avrupa'daki ETF hareketliliğinde özellikle İngiltere dikkat çekici bir ayrışma sergiledi. İngiltere'de işlem gören altın ETF'leri üçüncü çeyrekte 54 tonluk giriş kaydetti. Beş yıllık tarihsel ilişkilere dayanan piyasa modeli ise aynı dönem için yalnızca 18 tonluk bir giriş öngörüyordu. Gerçekleşen talep model tahminini 36 ton aştı. WGC, bu talebin 2022 yılındaki tahvil krizinde görülen geçici sıçramalardan farklı olarak daha kalıcı bir yapıya sahip olduğunu belirtti. Söz konusu talebin arkasında mali sürdürülebilirlik, enflasyon belirsizliği ve para politikası güvenilirliğine dair endişeler bulunuyor. Fransa ve Almanya'da da artan tahvil faizleri ile vade primlerine paralel olarak ETF girişleri gözlendi.
Eylül Ayında Fiyat Baskısı ve Vadeli Piyasalar
Ekim ayına girilirken altın fiyatları eylül ayını kayıplarla kapattı. Ons altın, eylül ayını 4 bin 176 dolar seviyesinden tamamlarken, aylık bazda yüzde 8,5'lik bir gerileme kaydetti. ABD 10 yıllık tahvil faizinin ay boyunca 53 baz puan artarak yüzde 5,3'e yükselmesi ve dolar endeksinin yüzde 2 değer kazanması, fiyatlar üzerinde baskı yaratan ana unsurlar oldu.
Fiziki ve ETF tarafında güçlü talep sinyalleri alınırken vadeli piyasalarda ise zıt yönde bir hareketlilik yaşandı. COMEX'te yönetilen fonların net pozisyonları 12 milyar dolar (84 ton) azalırken, toplam spread pozisyonları 22 milyar dolar (156 ton) gerileme gösterdi.
Dünya Altın Konseyi, ekim ayı boyunca yatırımcıların Fed'in faiz adımlarını, tahvil faizlerindeki katı seyrin devam edip etmeyeceğini ve mali risk odaklı ETF talebinin kalıcılığını yakından izlemeye devam edeceğini bildirdi.



