Avrupa Merkez Bankası (AMB) Yürütme Kurulu Üyesi Piero Cipollone, Frankfurt’ta düzenlenen bir etkinlikte dijital euro projesinin detaylarını, toptan piyasalardaki tokenizasyon girişimlerini ve finansal istikrarı koruma mekanizmalarını paylaştı.
Avrupa Merkez Bankası (AMB) Yürütme Kurulu Üyesi Piero Cipollone, para ve ödemeler ekosistemindeki dijital dönüşüme ilişkin stratejik değerlendirmelerde bulundu. Frankfurt’ta gerçekleştirilen MNI Connect Webcast oturumunda konuşan Cipollone, merkez bankalarının rolünün dijital çağda yeniden şekillendiğini belirterek, perakende ödemelerde dijital euro ve toptan piyasalarda tokenizasyon odaklı kapsamlı bir yol haritası çizdi.
Cipollone, bireylerin ve kurumların dijital ödemelere yönelmesiyle birlikte kamusal paranın rolünün daralma riski taşıdığına dikkat çekti. Avrupa’nın ödeme altyapılarında dışa bağımlılığının artmasının para egemenliğini ve finansal dayanıklılığı zayıflattığını vurgulayan AMB yetkilisi, bu durumun aşılması için kamusal paranın dijital ortama taşınması gerektiğini ifade etti.
Perakende Ödemelerde Dijital Euro ve Egemenlik Arayışı
Avrupa genelinde tüm üye ülkelerde sorunsuz çalışan yerel bir dijital ödeme çözümünün hâlâ bulunmadığına işaret eden Cipollone, mevcut tabloya ilişkin çarpıcı rakamlar paylaştı. Euro bölgesindeki kart ödemelerinin üçte ikisinin uluslararası ödeme sistemlerine dayandığını belirten Cipollone, 21 euro bölgesi ülkesinden 13'ünde ulusal bir kart şemasının bulunmadığını kaydetti. Ayrıca, mevcut ulusal çözümlerin çapraz sınır işlemlerinde yetersiz kaldığını ve e-ticaret alanında Avrupalı sağlayıcıların pazar payının sınırlı olduğunu vurguladı.
Bu boşluğu doldurmayı amaçlayan dijital euro; çevrim içi ve çevrim dışı kullanım imkânı sunarak bireyler arası transferlerde, e-ticarette ve fiziksel mağazalarda tüm euro bölgesinde geçerli olacak. Projenin operasyonel modelinde AMB doğrudan müşteri ilişkisi yürütmeyecek; sistem, bankalar ve düzenlenmiş ödeme hizmeti sağlayıcıları (ÖHS) aracılığıyla dağıtılacak. Kabul maliyetlerini düşürmek amacıyla Avrupa Kart Ödemeleri İşbirliği (ECPC), nexo standartları ve Berlin Grubu ile teknik standartların yeniden kullanımı konusunda anlaşmalar imzalandığı bildirildi.
Finansal İstikrar ve Mevduat Koruma Mekanizmaları
Dijital euronun ticari banka mevduatları üzerindeki olası etkileri konusunda yürütülen analizlerin sonuçlarını paylaşan Cipollone, sistemin bir yatırım aracı değil bir ödeme aracı olarak tasarlandığını hatırlattı. Dijital euronun faiz getirmeyeceğini ve bireysel holding limitlerine tabi olacağını belirten AMB yönetimi, bu limitlerin finansal istikrarı ve para politikasının aktarım mekanizmasını koruyacak şekilde kalibre edileceğini kaydetti.
Avrupa Parlamentosu'nun talebiyle 2,025 banka üzerinde gerçekleştirilen senaryo analizleri, dijital euronun banka likiditesi üzerindeki etkisinin sınırlı kalacağını gösterdi. Nakit kullanımındaki düşüşün banka mevduatlarına sağlayacağı olası girişlerle birlikte, iş süreçlerinin olağan akışı senaryosunda 2034 yılına kadar 127 milyar euroluk bir mevduat girişi öngörülüyor. Bu rakamın bankacılık sektörü varlıklarının %0,4'üne, perakende vadesiz mevduatların ise %1,5'ine denk geldiği hesaplanırken, belirlenen holding limitleri dahilinde toplam bazda net bir çıkış beklenmediği ifade edildi.
Toptan Piyasalar ve Tokenizasyon Girişimleri
Perakende ödemelerin yanı sıra toptan finans piyasalarındaki dönüşüme de değinen Cipollone, varlıkların dijitalleştirilmesi (tokenizasyon) sürecinde merkez bankası parasının güvenli bir mutabakat varlığı olarak konumlandırılmasının önemine dikkat çekti. Eurosystem, toptan token işlem mutabakatları için Pontes girişimini hayata geçirirken, daha geniş dijital finans ekosistemini şekillendirmek amacıyla piyasa aktörleriyle iş birliği içinde Appia projesini yürütüyor.
Ekonomik modele göre Eurosystem, çekirdek altyapının kurulması ve işletilmesi masraflarını üstlenecek ve dijital euro işlemleri için herhangi bir işlem veya altyapı ücreti talep etmeyecek. Buna karşın bankalar ve ödeme hizmeti sağlayıcıları sundukları hizmetler karşılığında kompanse edilecek. Söz konusu kompenzasyon düzenlemeleri ile holding limitlerinin nihai kalibrasyonunun, devam eden yasama sürecindeki müzakerelerin odak noktasını oluşturduğu belirtiliyor.



