Ekonomi··Güncel haber

Ünlü Ekonomist Nouriel Roubini’den Küresel Ekonomi Uyarısı: Kısa Vadede Stagflasyon, Uzun Vadede Düşük Enflasyon

EKONOMİ gazetesi tarafından düzenlenen Dönüşen Liderlik Zirvesi'nde konuşan Dr. Nouriel Roubini, küresel ekonomide kısa vadeli stagflasyon riskine karşın teknoloji ve verimlilik artışıyla uzun vadede daha yüksek büyüme ve daha düşük enflasyon beklediğini belirtti.

Ünlü Ekonomist Nouriel Roubini’den Küresel Ekonomi Uyarısı: Kısa Vadede Stagflasyon, Uzun Vadede Düşük Enflasyon
Ünlü Ekonomist Nouriel Roubini’den Küresel Ekonomi Uyarısı: Kısa Vadede Stagflasyon, Uzun Vadede Düşük Enflasyon
KATEGORİEkonomi
YAYIN05 Oct 2026
KAYNAKEkonomim
HIZLI BAKIŞ

EKONOMİ gazetesi tarafından düzenlenen Dönüşen Liderlik Zirvesi'nde konuşan Dr. Nouriel Roubini, küresel ekonomide kısa vadeli stagflasyon riskine karşın teknoloji ve verimlilik artışıyla uzun vadede daha yüksek büyüme ve daha düşük enflasyon beklediğini belirtti.

2007-2008 küresel finans krizini önceden öngörmesiyle tanınan ve "Doktor Kıyamet" lakabıyla anılan New York Üniversitesi Stern İşletme Okulu Fahri Profesörü Dr. Nouriel Roubini, EKONOMİ gazetesi tarafından düzenlenen Dönüşen Liderlik Zirvesi'nde küresel ekonomik görünüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı, ABD gümrük tarifeleri ve Orta Doğu gerilimleri gibi benzeri görülmemiş şoklara rağmen küresel ekonominin ve piyasaların beklentilerin aksine direnç gösterdiğini vurgulayan Roubini, mevcut dönemi "aşırı belirsizlik" olarak nitelendirdi. Savaşlar, yüksek kamu borçları ve korumacılık eğilimlerinin kısa vadede stagflasyonist baskılar yaratarak büyümeyi yavaşlattığını ve enflasyonu tetiklediğini belirten ünlü ekonomist, bu şokların daha ağır ekonomik kayıplara yol açmamasını piyasa disiplini, esneklik, para-maliye politikaları ve teknoloji yatırımları olmak üzere dört temel başlıkla açıkladı.

Yapay Zeka Yatırımları ve Uzun Vadeli Görünüm

Kısa vadeli risklerin ardından gelecek döneme dair farklı bir tablo çizen Roubini, yapay zeka, robotik, biyoteknoloji, yarı iletkenler ve yeni enerji teknolojilerindeki gelişmelerin verimliliği artırarak maliyetleri düşüreceğini ve uzun vadede daha yüksek büyüme ile daha düşük enflasyon sağlayacağını ifade etti. Geçtiğimiz yıl yaşanan teknoloji yatırım patlamasının olası ağır bir resesyonu engellediğini belirten Roubini, yapay zeka alanında 2000 yılındaki internet balonuna benzer bir kriz beklemediğini kaydetti. O dönemde gelir veya kârı bulunmayan çok sayıda şirketin yükseldiğini hatırlatan ekonomist, bugünkü yatırımların önemli bir kısmının güçlü gelir ve kârlılığa sahip büyük teknoloji şirketleri tarafından gerçekleştirildiğine dikkat çekti. Bununla birlikte, teknoloji hisselerinde yüzde 10 ila 15 oranında olası piyasa düzeltmelerinin yaşanabileceğini, ancak bunun uzun vadeli yatırım beklentilerini ortadan kaldırmayacağını dile getirdi.

Jeopolitik Riskler, Petrol Fiyatları ve Piyasa Baskısı

Küresel büyüme ve enflasyon patikasında enerji maliyetlerinin kritik bir rol oynayacağına işaret eden Roubini, Hürmüz Boğazı ve Babülmendep'teki enerji akışının rahatlamasıyla petrol fiyatlarının 80 dolar seviyelerinde stabilize olabileceğini belirtti. İran’la çatışmanın yeniden tam ölçekli savaşa dönüşmesi halinde petrolün varil fiyatının 150 dolar veya üzerine çıkabileceği uyarısında bulunan Roubini, enerji şoklarının 1970'lerle karşılaştırıldığında artan verimlilik ve çeşitlenen enerji kaynakları sayesinde ekonomileri petrole daha az bağımlı kıldığını ifade etti. Öte yandan, ABD borsalarındaki sert düşüşlerin ve tahvil faizlerindeki yükselişin bütçe ve dış açıkları finanse eden yatırımcıların baskısıyla Washington yönetimini bazı politikalarda geri adım atmaya zorladığını da ekledi.

Türkiye İçin Enflasyon Dengesi ve Bölgesel Fırsatlar

Zirve kapsamındaki soru-cevap oturumunda Türkiye ekonomisine de ayrı bir parantez açan Roubini, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek yönetiminde atılan bütçe açığını azaltıcı adımları ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) artan bağımsızlığını olumlu gelişmeler olarak değerlendirdi. Türkiye'nin enflasyon sorununun hâlâ ciddi olduğunu ancak birkaç yıl öncesine kıyasla gerilediğini belirten ekonomist, enerji ithalatına bağımlılık ve güçlü iç talebin baskı yaratmaya devam ettiğini vurguladı.

Para birimindeki değer kaybını yavaşlatmanın ithal maliyetler üzerinden enflasyonu düşürmeye yardımcı olabileceğini, ancak bu dengenin rekabet gücünü zedelemeyecek şekilde kurulması gerektiğini ifade eden Roubini, zorlu bir dengeye dikkat çekti. Ayrıca Türk imalat, inşaat ve altyapı şirketlerinin Körfez ve Orta Doğu projelerinde önemli bir güce sahip olduğunu, bölgesel istikrarın artmasıyla birlikte Türkiye'nin hem kendisi hem de bölge ekonomisi için büyüme dayanaklarından biri olabileceğini kaydetti. Roubini konuşmasında ayrıca, yatırımcıları dolandırıcılık ve manipülasyon içeren sözde fon girişimlerine karşı da dikkatli olmaları konusunda uyardı.