Bankacılık & Fintech··Güncel haber

AMB Başkan Yardımcısı Vujčić: Sermaye Şartlarının Hafifletilmesi Kredi Arzını Artırmaz

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkan Yardımcısı Boris Vujčić, Avrupa Sistemik Risk Kurulu'nun (ESRB) Frankfurt'taki yıllık konferansında yaptığı konuşmada, bankacılık sektöründeki düzenleyici çerçevenin sadeleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Sektörün sermaye gereksinimlerinin düşürülmesi yönündeki taleplerine mesafeli yaklaşan Vujčić, mevcut ekonomik koşullarda sermayenin kredi arzı için bağlayıcı bir kısıt olmadığını ve rekabet gücünün tek pazar entegrasyonuyla artırılabileceğini ifade etti.

AMB Başkan Yardımcısı Vujčić: Sermaye Şartlarının Hafifletilmesi Kredi Arzını Artırmaz
AMB Başkan Yardımcısı Vujčić: Sermaye Şartlarının Hafifletilmesi Kredi Arzını Artırmaz
KATEGORİBankacılık & Fintech
YAYIN04 Oct 2026
KAYNAKECB
HIZLI BAKIŞ

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkan Yardımcısı Boris Vujčić, Avrupa Sistemik Risk Kurulu'nun (ESRB) Frankfurt'taki yıllık konferansında yaptığı konuşmada, bankacılık sektöründeki düzenleyici çerçevenin sadeleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Sektörün sermaye gereksinimlerinin düşürülmesi yönündeki taleplerine mesafeli yaklaşan Vujčić, mevcut ekonomik koşullarda sermayenin kredi arzı için bağlayıcı bir kısıt olmadığını ve rekabet gücünün tek pazar entegrasyonuyla artırılabileceğini ifade etti.

Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkan Yardımcısı Boris Vujčić, Frankfurt am Main’da gerçekleştirilen Avrupa Sistemik Risk Kurulu'nun (ESRB) 10. yıllık konferansında, Avrupa bankacılık sektörünün geleceğine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Küresel finans krizinin ardından kurulan ESRB'nin 15. yıl dönümünde konuşan Vujčić, bankacılık krizlerinin gelişmiş ekonomilerde gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) yaklaşık %7'si oranında medyan mali yük yarattığına dikkat çekerek finansal istikrarın sürdürülebilir büyüme için ön koşul olduğunun altını çizdi.

Sermaye Gereksinimleri ve Kredi İlişkisi

Bankacılık sektöründen gelen, mevcut AB düzenleyici çerçevesinin aşırı temkinli olduğu ve sermaye gereksinimlerinin reel ekonomiye kredi akışını kısıtladığı yönündeki eleştirilere değinen Vujčić, bu argümanlara karşı mesafeli bir duruş sergiledi. Kriz döneminden bu yana euro bölgesi bankalarının sermaye oranlarında belirgin bir iyileşme kaydedildiğini belirten Vujčić, medyan Tier 1 sermaye oranının 2009 yılındaki %8 seviyesinden bugün %16'nın üzerine çıktığını hatırlattı.

AMB verilerine göre, pandeminin ardından para politikasının normalleşmesiyle birlikte bankaların özkaynak kârlılıkları (ROE) tarihsel zirvelere ulaştı. ABD bankalarıyla arasındaki değerleme farkını kapatan ortalama piyasa değeri/defter değeri oranı ise 1,5 civarında seyrediyor. Vujčić, güçlü kârlılık ve konforlu sermaye pozisyonlarına sahip bankaların, sıkılaşan düzenleyici gereksinimleri kâr payı dağıtımı veya içsel kaynak yaratma yoluyla rahatlıkla absorbe edebildiğini vurguladı. 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin finansal raporların da kârlılığın güçlendiğini doğruladığını belirten AMB Başkan Yardımcısı, mevcut ortamda kredi dinamiklerinin sermaye yetersizliğinden ziyade kredi talebi, belirsizlikler ve genel makroekonomik koşullar tarafından belirlendiğini kaydetti. Bu çerçevede, sermaye şartlarında yapılacak bir indirimin kredi hacmini maddeten artırmasının beklenmediğini ifade etti.

Düzenleyici Çerçevede Sadeleşme Önerileri

Sermaye şartlarının gevşetilmesine mesafeli yaklaşan Vujčić, kuralların karmaşıklığı ve uyum maliyetleri konusunda ise bankacılık sektörüyle aynı fikirde olduğunu belirtti. AMB Yönetim Konseyi'nin geçtiğimiz yılın sonlarında bankacılık düzenleme, denetim ve raporlama çerçevelerinin sadeleştirilmesine yönelik yüksek düzeyli tavsiyeler sunduğunu hatırlatan Vujčić, atılması gereken somut adımları şu şekilde sıraladı:

* Sermaye Yapısının Sadeleştirilmesi: Risk bazlı ihtiyati çerçevedeki mevcut sermaye tamponlarının iki ana kategoride birleştirilmesi: Koruma ve sistemik önemlilik tamponlarını içeren kalıcı tampon ile konjonktür karşıtı ve sistemik risk tamponlarını içeren çözülebilir tampon. Ayrıca kaldıraç oranı çerçevesinin dört unsurdan %3'lük asgari oran ve tek bir kaldıraç oranı tamponuna indirgenmesi. * Çözümleme Çerçeveleri: MREL (özkaynak ve harca tabi yükümlülükler için asgari gereksinim) ile TLAC (toplam kayıp emme kapasitesi) çerçevelerinin daha yakın bir şekilde uyumlaştırılması. * Küçük Bankalar İçin Orantılı Rejim: Küçük ve karmaşık olmayan kurumlar için mevcut AB rejimini temel alan, ancak ihtiyati esneklikten ödün vermeden çok daha büyük bir orantısallık sağlayan özel ve daha basit bir rejimin devreye sokulması.

AMB'nin denetim kolunun da 100'den fazla denetim rehberinden yaklaşık 40'ını yürürlükten kaldırarak daha verimli ve risk odaklı bir sürece gittiği bilgisi paylaşıldı.

Rekabet Gücünün Asıl Anahtarı: Finansal Entegrasyon

Avrupa bankalarının küresel ölçekte rekabet gücünü artırmanın tek yolunun sermaye oranlarını düşürmekten geçmediğini belirten Vujčić, asıl hedefin ölçek ekonomilerini teşvik eden gerçek bir Tek Pazar bünyesinde finansal entegrasyonu sağlaması gerektiğini vurguladı. AMB'nin geçmiş dönemde yürüttüğü çalışmalar ve Luis de Guindos gibi üst düzey yetkililerin de dikkat çektiği üzere, euro bölgesinde çapraz sınır bankacılığı ve risk paylaşımı konusundaki ilerlemeler uzun süredir sınırlı kalmaya devam ediyor. Üye ülkeler arasındaki ulusal prudensiyel ve çözümleme engellerinin kaldırılması, sermaye ve likiditenin entegre gruplar bünyesinde havuzlanabilmesi, Avrupa bankacılık sektörünün gelecekteki dayanıklılığını ve küresel rekabet gücünü belirleyecek temel unsurlar olarak öne çıkıyor.

KAYNAKECB ↗